Archive for Ekim 2008

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, obezitenin, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olan, vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan enerji metabolizması bozukluğu olduğunu söyledi.

Çocukların dengeli beslenmesi ve düzenli uyku ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği unutulmamalı.

“Çocukluk çağı obezitesi, erişkin dönemde bir dizi probleme neden olması nedeniyle giderek önem kazanmaktadır. Dünyada 1 milyarı aşkın insan obezdir. Obez çocuk ve ergenlerde, erişkin obezler gibi ciddi problemler ve ruhsal bozukluklar görülebilmektedir. Çocuklarda belirgin metabolik bozukluklar görülmektedir. Şişmanlık ve hareketsizliğin getirdiği çok önemli bir sorun da özellikle kız çocuklarında erken buluğ başlamasıdır.”

Haber kaynağı.

Bir yıl içinde incelenen yerlesim birimi (ilçe, il, bölge, ülke) sınırları içerisinde bulunan saglık kurumlarının toplam hasta yatagı sayısının birimin nüfusuna bölünmesi ile elde edilir. Belli sayıda (genellikle 10,000) kisiye düsen hasta yatak sayısını ifade eder. Planlama yapmak gibi diger amaçlar yanında yerlesim birimleri arasında kıyaslama yapmak amacıyla da kullanılır.

Örnek: 674,387 nüfuslu bir ildeki toplam hasta yatagı sayısı 1,625 dir. Bu ilde 10,000 kisiye düsen hasta yatagı sayısı;
10,000 Kisiye Düsen Hasta Yatak Sayısı = 1,625 / 674,387 x 10,000 = 24.1 yatak şeklinde bulunur.

Havaların aniden soğuması nedeniyle vatandaşları uyaran uzmanlar, grip, zatürre, bronşit ve sinüzit gibi hastalıklara karşı dikkatli olunmasını istedi.

Haftasonu özellikle marmara bölgesini etkisini altına alan yağışlarla birlikte sıcaklıkların aniden düşmesinden sonra doktorlar, halk sağlığı ile ilgili olarak uyarılar yapmaya başladılar. Hastalıklardan korunmanın en kolay yolu grip aşısı olmaktan geçiyor.

Haber kaynağı.

Hastaların 24 saatten az olmamak üzere bakım ve tedavilerinin saglanması amacıyla yatırıldıgı, hasta odalarına ya da hastalara devamlı tıbbi bakım hizmeti verilen birimlere yerlestirilen yataklardır. Hasta yatak sayısına; Yogun bakım, Prematüre ve Yeni dogan Ünitesindeki yataklar (kuvöz, açık bebek yatagı) ile Yanık Merkezi ve Yanık Odalarındaki yataklar dahil edilir.

Akıl ve ruh saglıgı hastanelerinde kronik psikiyatri hastalarının tedavisi için ayrılmıs yataklar, fizik tedavi ve rehabilitasyon hastane veya servislerinde rehabilitasyon için ayrılmıs yataklar, geriatri yatakları ile ortalama kalıs süresi 30 gün ve üzerinde olan hasta yatakları “Uzun Süreli Hasta Yatakları”, bunun dısında kalan hasta yatakları ise “Kısa Süreli Hasta Yatakları” olarak sınıflandırılır.

Hasta yataklarına;
a) Yeni dogan saglıklı bebek sepetleri ve transport kuvözler,
b) Dogum için kullanılan dogum masaları ve sancı odası (travay) yatakları,
c) Poliklinik, Acil ve Laboratuarlarda muayene, küçük müdahale, gözlem ve hastaların istirahatı için kullanılan sedye ve yataklar,

d) Anestezi odası ve ameliyathanelerde, ameliyat öncesi uyuma ve bekleme için kullanılan yataklar,
e) Ameliyat sonrası bakım (uyandırma) odası yatakları,
f) Kemoterapi, radyoterapi, girisimsel radyoloji, genel ve lokal anestezi, intravenöz, infüzyon, inhalasyon ve sedasyon islemleri ile diyaliz tedavisi gibi 24 saatten daha az bir zaman dilimi içinde yapılan tedaviler için kullanılan “Günübirlik Tedavi Yatakları”,
g) Hastanede devamlı olarak kalanlarla nöbetçi personel için ayrılan yataklar,
h) Refakatçi yatakları,

dahil edilmez.

Kalp krizi sonrası yaşamınızdaki değişiklikler;

* Sigara içiyorsanız, bırakmalısınız.
* Düzenli egzersiz yapmalısınız.
* Tansiyonunuzu düzenli olarak kontrol ettirmelisiniz.
* Sağlıklı, az yağlı ve kilo yapmayan gıdaları, ihtiyacınız kadar tüketmelisiniz.
* İlaçlarınızı düzenli kullanmalısınız.
*Stresten kaçınmalısınız.

Birdaha kalp krizi geçirmemek için dikkat etmeniz gereken ana başlıklar böyle sıralanabilir. Ancak bunları yerine getirmeniz halinde asla kriz geçirmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. İhtimali olabildiğince minimuma indirmeyi sağlayabilirsiniz.

Sunuş;Sağlık hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi ve performans sistemi ile bir arada
yürütülmek amacıyla ülkemize özgü bir model olarak geliştirilen performans ölçümü ve buna dayalı ek ödeme sistemi, bireysel performansı ölçerek sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, kaliteli, verimli hizmet sunumunun teşvik edilmesi ve sağlık çalışanlarının motive edilmesi amacıyla 2003 yılından bu yana uygulanmaktadır. 2004 yılı başından itibaren Bakanlığımıza bağlı tüm sağlık kuruluşlarımızda uygulamaya konulmuştur. Kurumsal performans ve kalite geliştirme ölçütleri hayata geçirilerek bütünleşmiş bir denetim modeli oluşturulmuştur.

Bu rehber çalışmasıyla birlikte sağlık hizmetlerinin sunulmasında ve bu hizmetlerin değerlendirilmesinde bütüncül bir yaklaşım izlenmesinin önemi de vurgulanmış olacaktır. Tüm bu çalışmaların ekseninde, hem Sağlık Bakanlığı’nın kurumsal kalitenin ülke çapına yayılması amacı hem de kamu sağlık sektörüne yönlendirici olduğu kadar özel sektör için de özendirici ve teşvik edici olma hedefi bulunmaktadır.

Kurumsal performans uygulamaları ise ulaştığı nokta itibarıyla tüm kurumlarımızda hizmet sunum şartlarında yönelimi belirlemeye başlamıştır. Böylece sistemde bulunan ölçütler için kılavuzlar oluşturma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Böyle bir ihtiyaçtan ortaya çıkan bu rehber Hizmet Kalite Standartları kapsamında kurumlarımızın bu değerlendirmeleri nasıl gerçekleştirecekleri ve bunların kontrolünü belirleme açısından önemli bir ihtiyacı karşılamak üzere hazırlanmıştır.

Bu rehberin hazırlanmasında, özellikle Başkanlığımız çalışanları ile saha çalışanlarımızla birlikte uzmanlardan oluşan ekiplerin profesyonel olarak sundukları katkılar olduğunu belirtmek gerekmektedir. Tüm bu katkılarından dolayı içten çalışmalarıyla bu kılavuzun hazırlanmasında emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkürlerimi sunarım.

Dr. Hasan GÜLER
Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme
Daire Başkanı

Hizmet kalite standartlari rehberi indirin.

Türkiye’deki kanser hastalığının durumu kadınlarda son 5 yılda 10 kat artarak tehlikeli boyutlara ulaştı. Bunun nedenide kadınların sigara tüketimini artırarak akciğer kanserine davetiye çıkarmaları.

Türkiye’de en sık görülen ve ölüme en çok neden olan kanser türü, akciğer kanseri. İkinci sırada meme, üçüncü sırada ise mide kanseri var.

Haberin ayrıntıları.